Muhacirler Arasında Zübeyde Hanım | Edirne | Tarihte Yürüyen Adam | 1 Aralık 2018

  • katma Yıl önce

    ÜLKE TVÜLKE TV

    Süre: 3:38

    Geçmişten günümüze yaşayan tarihi yapılar ve tarihi olayların anlatıldığı tarihi sevdiren program Tarihte Yürüyen Adam’da bu hafta Osmanlı devletine uzun yıllar başkentlik etmiş Edirne’nin kadim geçmişini anlattı.
    Ahmet Anapalı Balkan göçünü şu şekilde anlattı:
    Edirne dendiğinde hiç aklımıza getirmek istemediğimiz hafızalarımızdan silmek istediğimiz acı bir gerçek var o gerçeğin adı Balkan Savaşları ve Edirne'nin Bulgarlar tarafından işgali ve hemen ardından yağmalanması. Zulmetmeyeceğiz bu şehri zulmetmeyeceğiz ve top atışı da durduracağız diyen Bulgarlar Şükrü paşadan geriye kalan askerleri teslim almışlar onları eski Saray bölgesinde bir bölgeye hapis etmişlerdir. Şükrü Paşa'nın hapsedilen askerlerinin hapsedildiği yeri onların orada başına neler geldiğini görelim mi?
    Buyurun lütfen, kendisinden kırk gün bu şehri koruması muhafaza etmesi beklenen Şükrü Paşa kırk günlük mühimmat ve cephane ve irade ile tam yüz elli beş gün bu şehri iyi muhafaza etti. Fakat Bulgar kuvvetleri bu şehri abluka altına aldılar. Giriş çıkış yasak ve Edirne'nin mühimmatı Edirne'nin erzak depoları tükenmeye başladı. Açlık artık baş göstermeye başladı içerideki kolera ve tifo hastalığı bulaşıcı bir biçimde Edirne'yi sarmaya başladı. Askerler bir tarafta perişan, halk başka bir taraftan perişandı.
    Şükrü Paşa ‘yeter artık’ dedi. Bu şehir içindekilerle beraber yok oluyor diyerek teslim oldu. Bulgaristan'a götürdüler. Şurası Kırkpınar sahası, eski saray Fatih Sultan Mehmet Han'ın doğduğu eski Saray şu kapının arkasında kubbeli zaten görünmekte şurada daruşşifa var yani ikinci Beyazıt devrinde belkide dünyanın en eski hastanelerinden, şifahanelerinden biri olan ikinci Beyazıt şifahane Külliyesi ve eski Saray Kırkpınar Güreşleri ve bu tarafta Selimiye Camii ağaçların arasından zor görülüyor. Tam olarak buraya getirdiler bu açıların olduğu yere çit ördüler her tarafı ve buradaki askerleri aç bıraktılar. Buradaki tam olarak bu ağacın bulunduğu yerde bulunan ağacın gölgesinde oturan buna yaslanan askeri ekmek diye bağırır. Edirneliler bu sesi duyardı her tarafta keskin nişancı Bulgar askerleri vardı buradaki esir olan Osmanlı askerlerine ekmek vermek isteyen Edirneli kadınları kurşun yağmuruna tutar, şehit ederlerdi buradaki askerler ölümüne aç bırakıldılar Osmanlı askeri bir süre sonra Enver Paşa önderliğinde bu şehre geldiğinde şuan görmüş olduğumuz yerlerde her yerde askerler sereserpe ye Türk yatıyordu o gün tutulan raporlarda bütün ağaçların insan boyunun insanın elinin uzandığı yere kadar olan kısımlarının ağaç kabuklarının soyulmuş ve askerler tarafından bu ağaç kabuklarının yenmiş olduğu görülüyor işte bu hikaye Şükrüpaşa'nın ağaç kabuğu yiyen ve askerlerinin hikayesi tam olarak şu an size anlattığım şu an sizin gördüğünüz şu an benim yaslandığın ağacın bulunduğu bu bölgede yaşandı bir taraf Fatih'in eski Sarayı bir tarafta ikinci Beyazıt Darüşşifası arkamda Selimiye Camii Kırkpınar güreşlerinin yapıldığı alan ve bu topraklara açlıktan ağaç kabuğu yiyen askerlerin çığlık çığlığa açlıktan bağıra bağıra şehit düşen Osmanlı askerlerinin hikayesini tam olarak bu toprak yaşadığı bu toprak bugünlere Balkan bozgunu günlerine bizatihi şahitlik yaptı sevgili dostlar halkı grup grup öbek öbek bu şehirden kaçmaya bu şehri terketmeye başladı bu Ekim bin dokuz yüz on iki ile Mart bin dokuz yüz on üç yılları arasında yaşandı.
    Makedonya'dan Üsküp'ten İşkodra'dan Yanya'dan Varna'dan Dimetoka'dan Edirne'ye gelen bu insanlar ve edirnelilerle birlikte İstanbul'a doğru buradan İstanbul iki ay iki aylık yolu yok tepmeye başladılar şimdi sizinle o o bu şehirde yaşarken bu toprakları bellediği bu topraklardan mahsul alanın Edirneliler'in Balkan topraklarından İstanbul'a doğru göçünü o topraklarda göçün yaşandığı İstanbul Edirne arasındaki tarlalarda anlatalım.
    Haydi buyurun o tarlaları. Dört tane Balkan devletinin Osmanlıya uzun vurması sonucunda Ekim bin dokuz yüz on iki tarihinde yüz binlik akınlar halinde batıdan doğuya doğru İstanvul'a doğru bir göçü ve diyelim lise faaliyete başladı bu bir travmaydı altı yüz yirmi üç yıl dünyaya hükmeden Avusturya Viyana kapılarına kadar dayanan Macaristan ovalarına hakim olan bir devletin fertleri yüzbinlik kitleler halinde Akın Akın başkente doğru göç ediyorlardı.
    Türklerin aleyhine doğru çevirmek isteyen Bulgarlar kaçmaya çalışan yurtlarını memleketlerini yüzyıllardır yaşadığı toprakları sürdüğü toprakları ürün aldığı toprakları terkederek bir daha geri dönmemecesine İstanbul'a doğru doğuya doğru giden bu insanların yollarını kesip bu yolda öldürmeye katletmeye çalıştılar…

    Bizi takip edin;
    Twitter : twitter.com/ulketv
    İnstagram: instagram.com/ulketv
    Facebook: facebook.com/ulketv #AboneOl #ÜlkeTV

Sonraki

Habertürk TV Canlı Yayın ᴴᴰ

0:00

Habertürk TV Canlı Yayın ᴴᴰ

Habertürk TV

görünümler 45

En Sıradışı - 9 Ocak 2020

2:03:05

En Sıradışı - 9 Ocak 2020

ÜLKE TV

görünümler 11

Olumsuz Düşüncelerden Nasıl Kurtuluruz? | Ülke'de Bu Sabah - 16 Ocak 2020

3:58

Ülke'de Bu Sabah - Selda Atalay | Saliha Erdim | Mehmet Ali Bulut | 17 Ocak 2020

1:45:56

Arafta Sorular | Hayati İnanç - 13 Ekim 2019

1:54:44

Eşimle Problemlerim Var Ne Yapmalıyım? | Ülke'de Bu Sabah - 10 Ocak 2020

7:49

En Sıradışı - 5 Aralık 2019

2:00:40

En Sıradışı - 5 Aralık 2019

ÜLKE TV

görünümler 6